Çocuk, kitap, insan


Lise yıllarımdan beri kitap okumaya takıntılıyım. Zaten bir çocuğa verilen sıradan öğütlerden biri de "Kitap oku yavrum!" olduğu ve bu öğüt bana sürekli tekrarlandığı için ben de kitap okumak için büyük bir eğilim gösterdim.

Kitap okuyorum okumasına da hiç kitap okuma eyleminin altında yatanları araştırmadım. Zihnime kattığı sorgulayıcı düşünce yapım, son 2 haftaya kadar hiç kitap okumanın ne demek olduğunu sorgulamadı. Geçenlerde bunu da düşündüm. Belki de her şeyin zamanı vardı ve artık bunun da zamanı gelmişti.


Yukarıdaki fotoğrafta sanıyorum 9-10 yaşlarındayım. Didim'de ailecek tatildeyiz. Kurulmuşuz sahile denize girip yüzeceğiz. Sahile inerken elime kitap almışım, okuyorum. Babam da benim bu davranışımı çok beğenmiş olacak ki hemen fotoğraflamış.

Kendimi düşünüyorum. Şuan 24 yaşındayım. Aldığım eğitimleri, gittiğim okulları, mesleki durumumu, arkadaşlarımla olan ilişkilerimi, sohbetlerimde kullandığım kelimeleri, sorunlara olan yaklaşımımı, hislerimi, stres yönetimimi, doğaya olan bakış açımı. Kendimi "iyi" ya da "kötü" insan skalasına koymuyorum. Aksine, çoğu zaman bir düşmanı yerercesine, Mars'a gidecek bir uzay gemisinin her bir santimetrekaresini büyük bir ciddiyetle incelercesine sorguluyorum. Okuduğum kitaplar, bir insanın yine kendi hayatından ve zihninden parçalardan oluşuyor. Yazarlar, okuyan kişiye kendi yaşamının bakış açılarını sunuyor ve ben onları okudukça yeni pencereleri farkediyor ya da zihnimdeki duvarların ortalarını delip yeni pencereler açıyorum.

Bir gün, bir yerlerde, birisinin yazdığı bir yazıyı hiç unutamam. Şöyle bir yazı idi:

"Kitapların değiştirdiği insanlardan olmanız dileğiyle..."

Yazıdan uzun bir süre hiçbir ders veya fikir çıkaramamıştım. Fakat yazı okuduğum andan itibaren zihnime kazınmıştı. Sonra şöyle bir olay yaşadım;

Bir akraba ziyaretindeydim. Neredeyse 5 yıldır o akrabamızı ziyaret etmemiştim. Uzun zamandır görüşmediğim insanlarla ya da yeni tanıştığım insanlarla sohbet ettiğimizde kendimden çok çok az bahsederim. Karşımdakinin hayatını daha çok merak ederim. Bu nedenle o akrabamıza da sorular sormuştum. "Nasıl gidiyor?", "İş güç ne durumda?", "Doblo'yu naaptın?", "Köydekiler nasıl?" gibi genel sorularla başlayıp "Şu ilaçtan kaç gram alıyorsun?" sorusuna kadar indim. Verdiği tüm cevaplar, 5 yıl öncekilerle aynıydı. Bana anlattığı tüm anılar, yaşadığı günlük olaylar, olaylara verdiği tepkiler, kızdığı şeyler, sevdiği şeyler hepsi aynıydı. Sadece anlattıkları değil, kullandığı kelimeler ve anlatış tarzı bile 5 yıl öncesinin birebir benzeri idi. Kısacası 5 yıl öncesi aynı insanla tekrar buluşmuştum.

Bunu kötü bir örnek olması için anlatmadım. Kitap okumakla ilgili insanların hayatlarında neler olup bittiğine dair düşünürken bunlar aklıma geldi. Çevremde kitap okuyan, araştıran, geliştiren insanlara baktığımda ve direk kendime baktığımda, 1 sene önce ile ne kadar farklı olduğumu görüyorum. Sadece fikirlerim değil, günlük yaşamımda da değişen eylemlerden alışkanlıklarıma çok şeyin değiştiğini farkettim.

Bazı insanlar kitap okumak ile tecrübe edinmeyi farklı ele alıyorlar. Halbuki okumak ve eylemler aynı doğrultudadır. İnsanlar okudukça yeni fikirler icat ederler ve yeni tecrübelere doğru sürüklenirler. Aynı tecrübeyi ve aynı eylemleri bile yapsalar, bir öncekiyle hiçbir zaman benzemeyecektir.

Çünkü kitap okumak, yeni bir insan yaratır.

Yukarıdaki fotoğraftan bu güne değişen çok fazla tarafım olduğu gibi, hiç değişmeyen özelliklerim de var. Zaten bu da çok normal. Değişmeyen özelliklerimden beni rahatsız eden ve beni çok mutlu eden yanlarım da var ve daha da önemlisi bunun farkındayım. İşte bu farkındalığın da okumakla ilgisi olduğunu düşünüyorum.


24 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

Son Yazılarım

  • Beyaz Facebook Simge
  • Beyaz YouTube Simgesi
  • Beyaz Instagram Simge