9 Kasım 2019 - Serbest Atış

* Son bir ay harika geçiyor. Bu ay 20 Eylül ayında gittiğimiz Ayra Şehri'nin bolluk ve bereket atölyesiyle başladı. Aykut Oğut ve Esra Oğut... Aykut abi ve Esra abla!


2009 yılının bir Nisan ayı sabahı televizyonda "Evrenden Torpilim Var" kitabının tanıtımında görmüştüm Aykut abiyi. Kitabı almak için o gün okulun hemen bitmesini istedim ve okul çıkışında Beşiktaş'taki Kabalcı Kitabevine koştum. Kitabı aldım ve o gün bitirdim. Ve o günden sonra hayatımın tamamını oluşturan bazı fikirleri ve yaklaşımları keşfettim.



10 yıl sonra Derya ile birlikte hem Aykut abi ve Esra ablayı görmeye hem de bolluk ve bereket ile ilgili deneyim havuzumuzu genişletmek için eğitime katıldık. İyi ki katıldık!


İnsanın çevresinde böyle güzel insanların olması muhteşem!


* Tavşanlı Karate Okulu'nda eğitimler devam ediyor. Benim şansıma mıdır yoksa tutumumdan mı kaynaklanıyor bilmiyorum ama bizim kulüpteki öğrencilerin çoğu okul derslerinde de çok iyi. Hepsi zeki ve algıları oldukça yüksek. Velilerim de bir o kadar duyarlı. Sanıyorum bu yansıttığımız imajdan dolayı böyle. Ama bir şey daha geliyor aklıma.


Okulun birinde bir deney yapılmış. Bir öğretmene okulun en kötü sınıfına girdiği söylenmiş. Öğretmen sınıfa girdiğinde karşısında bir yığın tembel tenekenin olduğunu düşünerek dersler anlatmaya başlamış. Diğer öğretmene de girdiği sınıf için o sınıfın okulun en zekilerinin olduğu sınıf olduğu söylenmiş. Öğretmen de bunu bilerek ders anlatmaya başlamış. Halbuki durum tam tersiymiş. Dersleri kötü olan sınıfa giren öğretmen aslında okulun en başarılı sınıfıyla ders işlemiş. Diğer öğretmen ise okulun en başarısız sınıfıyla ders işlemiş. Sonunda bir sınav yapılmış ve öğretmenlerin sınıfı nasıl gördüğü sınav notlarına yansımış. Notları kötü olan öğrenciler, öğretmenlerinin onları iyi öğrenci olarak görmesiyle notlarını artırmış. Dİğer sınıf da notlarını düşürmüş.


Sanıyorum bizim TKO da biraz böyle. Ben TKO'lu öğrencileri ayrıcalıklı görüyorum. Onları başarılı ve oldukça yüksek seviyede becerilere sahip bireyler olarak görüyorum. Sanıyorum bu da bizim ders kalitemizi artırıyor.


* Makedonya'ya gittik. Bizim için büyük bir karardı ve aslında biraz da riskliydi. Sporcularımız artık belli bir seviyede fakat 4 aydan sonra ilk defa maça çıkacaklardı. Fakat ben onlara güveniyordum. Uzun bir kağıt evrak işlerinin ardından 8 sporcum ve ben, Türk kafilesiyle birlikte yola çıktık. Önce Atatürk'ün evini ziyaret ettik ve sonrasında Makedonya'ya doğru yola çıktık. Son uzun anlatmayacağım çünkü sosyal medya hesaplarımda bu konuyu oldukça uzun ve derin ve ayrıntılı olarak anlatıyorum.


Sporcularım 14 tane madalya kazandı. Şimdi bu bize daha fazla çalışmak için daha fazla motivasyon sağladı. Bu başarımızı kutluyoruz, paylaşıyoruz. Ayrıntıları sosyal medya hesaplarımızdan da duyuracağız.


*Asker selamı konusunda ne düşünüyorsunuz? Beni tanıyanlar bilir. Ben Türk ordusunu ülkemizin en değerli parçası sayarım. Milli Eğitim kadar önemlidir. Ordumuz bir eğitim yuvasıdır ve tüm dünyanın örnek aldığı bir kurumdur. Bunu her yerde söylerim ve gurur duyarım. Yıllar önce Ergenekon, Balyoz gibi FETÖ kumpasları olurken insanlarda ordu karşıtlığı en yüksek seviyeye çıkmıştı. Gelen geçen askerimize laf söylüyordu. Sonra çözüm süreci başladı ve neredeyse toplumun büyük bir kısmı ordu karşıtı olmuştu. "Askerlere çok kıyak geçilmiş bu ülkede bundan sonra görecekler günlerini.." diyen insanlarla karşılaşmıştım. Sonra 15 Temmuz yaşandı ve halk tarafından dayak yiyen askerlerin fotoğrafları ve görselleri devlet kurumlarının duvarlarına asıldı. Yine bazıları, asker nefretini göstermekten hiç çekinmiyor hatta siyasi çıkar olarak görüyorlardı. Sonra Barış Pınarı Harekatı oldu. Yüce Türk Ordumuz alnının akıyla temizledi teröristleri sınırlarımızdan. Ardından sosyal medyada asker selamı verme pozları başladı. Bu oldukça güzel bir şey. Çünkü ben zaten küçüklüğümden beri her 29 Ekim'de, 10 Kasım'da, yollarda Atatürk'ün fotoğrafını gördüğümde bu selamı veririm. Kendimi bildim bileli onurla ve gururla veririm. Hatta yukarıda bahsettiğim süreçlerde askerimize küfür edenlere karşı ben asker selamımı her zaman vermişimdir. Fakat o dönemlerde askerimizi hiçe sayan, askerimize hakaret eden insanların da selam verdiğini gördüm... Vay be dedim... Tutarsızlık, karaktersizlik ve rüzgara göre eğilme buymuş demekki... Şaşırdım... Tuhaf geldi. Çünkü ben kendimi bildim bileli Mustafa Kemal ATATÜRK'ün çizdiği yolda ilerleyen ve "ASKERE DÜŞMANLIK DÜŞMANA ASKERLİKTİR!" sözünü benimseyen bir vatandaşım. Her zaman askerimizin yanında oldum ve olacağım. Umarım bu günden sonra o tutarsızlığı yapanlar kendilerine gelirler ve bir daha YÜCE TÜRK ORDUSUNA laf etmezler...

10 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

Son Yazılarım

  • Beyaz Facebook Simge
  • Beyaz YouTube Simgesi
  • Beyaz Instagram Simge